27 Mayıs 2010 Perşembe

Son Ders

Bu haftaki bilgisayar dersimizle birlikte üniversitedeki ilk yılımızı da tamamlamış bulunuyoruz. Okula başlarken “geçmez bu sene, bitmez bu okul” gibi cümleler uçuşurken zihnimde yarı uykulu geziniyordum eğitim fakültesinin içerisinde. Etrafıma baktığımda fakültenin görsel olarak fazlasıyla güzel olduğu gözümden kaçmıyordu fakat ben yinede kütüphanenin dışında okulda kayda değer bir içerik olduğunu düşünmüyordum. Bu çeşit düşünceler içerisinde derslere girip çıkıyor ve çoğu derste uyukluyordum. Bunları niye anlatıyorum? Bir insanın zihninde neler var, davranışlarının anlamı neler tüm bunların kime ne katkısı olur ki? Yanıt beklemeyen sorular da bulunabiliyormuş hayatta sorgusuz sualsiz cevapların yanında. Çabucak geçmeliyim bunları. Ve bir yıl daha geçer gider.
Derse gelelim;
Derse öğretmenimizin mezuniyet törenine gitmesi sebebiyle bir saat geç başladık. Öğretmenimiz gelene kadar örnekolay’daki anketleri doldurduk. Bu anketlerin bazıları bize hitap etmemesine rağmen olası yanıtlar vererek hızlıca bitirdik anketleri. Öğretmenimiz geldiğinde bir anket dağıttı. Bu anket örnekolay’daki anketlere göre daha güzeldi. Anketlerle uğraşmayı bıraktıktan sonra öğretmenimiz raporlarımızı dağıttı. Bizim raporumuz 95 almıştı. (Sanki not gruba değil de rapora aitmiş gibi bir cümle olmuş) Daha sonra raporlarımızla ilgili sunumlara geçtik. Biz 1. gruptuk. Grubumuz adına Kübra Sarıcaoğlu arkadaşımız konuştu. Bütün sınıfın sunum yapması biraz uzun sürdü. Açıkçası ben ilgi çekici bir sunum göremedim. Genellikle hep bilindik siteler ve oyunlar vardı. İleride faydası olabileceği düşüncesiyle herkesin sunduğu yazılımın adresini paylaşmasını istemiştik. Bizim grup eğitsel oyun yazılımı sunmuştu. Anlatım oyun üzerinden daha eğlenceli olur diye düşünüyorum fakat bizim bulduğumuz oyun biraz sıkıcıydı. Siteyi herkes biliyor zaten biz yinede paylaşalım.
Oyunun adresi: http://pbskids.org/cyberchase/games/equivalentfractions

Sunumlardan sonra gönderdiğimiz soruları çözdük. Çok fazla soru vardı bu yüzden birçoğunu atladık. Bu uygulamada soru hazırlayamadığımı fark ettim. Soruların çoğu olumsuz köklüydü. Bence değildirler üzerinde soru hazırlamak daha kolay oluyor. Örneğin kitaptan 4 doğru cümle yazıp kendiniz 1 yanlış cümle üretiyorsunuz diğer şekilde tam tersi olduğu için olumsuz köklü soru hazırlamak öncelikli tercihimiz olmuş. Bu şekilde soru hazırlaması güzel fakat soruyu çözmesi zor oluyor.
Sınavlarınızda başarılar dilerim.


19 Mayıs 2010 Çarşamba

Bugünün 19 Mayıs olması sebebiyle bilgisayar dersimiz yoktu. Geriye sadece 1 haftalık dersimiz kaldı ve o derste de sunum yapacağımız için bu dönemi bitirmiş bulunuyoruz.
Bu hafta içerisinde bilgisayar proje ödevlerimizle uğraştık. Geçen hafta uzunca bir çalışma sonucu oluşturduğumuz değerlendirme kriterlerini bu hafta ilk olarak tablo haline getirip inceledik. Daha sonra bir oyun yazılımı bulup bu oyun hakkında bir rapor hazırladık. Rapor hazırlarken yeri geldi çok sıkıldık yeri geldi çok güldük sonuçta öyle ya da böyle raporu tamamladık. Gruptaki bütün arkadaşlarımız projemizi hazırlamak için elinden geleni yaptı. Yalnız çalışmayı seven bir insan olarak grup çalışmalarında pek aktif olamasam bile arkadaşlarımın anlayışlılığı sayesinde ben de grubun bir parçası olmayı başarabildim. Bu proje çalışmasının benim açımdan en iyi yanı grup içerisinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmem oldu. İhtilafa düştüğümüz yerlerde oylamaya gitmemiz, çalışma vakitlerine herkesin riayet etmesi gibi hususlarda tam bir grup havası segiledik. Buradan arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. :)
Projemizi bitirdikten sonra öğretmenimizi aradık fakat bir türlü bulamadık bu yüzden bazı soruların yanıtını alamadan projeyi teslim etmek durumunda kaldık. Projeyi teslim ederken de öğretmenimizi bulamadığımız için raporu kapının altından attık. Raporu kapının altından ayarsız bir şekilde attığım için raporun uçuş efektini rahatlıkla duyabildik. Raporun oda içerisinde kaybolduğu düşüncesiyle kapının yanına bir not bıraktık. Fakat projenin öğretmenimize ulaşıp ulaşmadığı konusunda bir fikrimiz yok. Fazlasıyla emek harcadığımız raporu nasıl böyle pervasızca savurabildim hala hayret ediyorum.
"Ah, düşüşsüz insan! Benden övgü bekleme. Düşüşün tadını almayan insan! Senin yücelerin, serinliğinden ve arılığından ne haberin vardır?" (Sezai Karakoç)
Bu düşüşün bir diriliş getirmesi duasıyla... Yoksa nasıl yaşayabilir insan bu kadar anlamsız davranışın pençesinde... Her neyse...

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Access Uygulaması

Bu hafta Access hakkında öğrendiğimiz teorik bilgiyi uygulamaya döktük. Ders daha hızlı ve öğretici geçti. Geçen hafta hazırladığımız tabloları bu hafta Access'e yansıttık. Bu şekilde Access'in kolaylıklarını daha iyi bir şekilde görmüş olduk. Tablolarımızı oluştururken bazı aksaklıklar yaşamış olsakta öğretmenimizinde yardımıyla problemlerimizi çözdük. Access, öğretmenimizin de belirttiği gibi diğer office programlarına göre daha karmaşık bir yapıya sahip. Üzerinde biraz durduğumuzda bu karmaşıklığın ortadan kalkacağını düşünüyorum, fakat ileride tablolarla çok uğraşacak gibi görünmüyoruz. Yine de hayatın insana ne getireceği belli olmaz bu yüzden insan öğrenebildiği kadar bilgi öğrenmeli. Access bana kalsa hiç uğraşmayacağım bir program olduğu için okulda öğrenmem iyi oldu yoksa bu kadar üzerine düşmezdim.
Dersin içeriğine gelirsek;
İlk olarak tablo alanlarını doldurup tabloların içerisine 5 okul, 20 öğretmen ve bunlar hakkındaki bilgileri yazdık. Yazdığımız verileri form şeklinde gördük ve üzerinde istediğimiz değişiklikleri ve eklemeleri yaptıktan sonra tabloları birbiri ile ilişkilendirerek raporlar elde ettik. Aslında bütün yaptığımız bu kadar olmasına rağmen öğretmenimiz dersin sonuna kadar dersi devam ettirdi. Yine de daha önceki derslerimize göre kısa bir ders oldu. Önümüzde bir ders kaldı fakat uğraşmamız gereken bir proje ödevimiz ve hazırlamamız gereken sorular var. Bunlarında fazla problem teşkil edeceğini düşünmüyorum. Bütün bunların sonrasında bir dönemin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Hepinize iyi çalışmalar...

9 Mayıs 2010 Pazar

MS Access

Derse gruplarını oluşturmamış öğrencilerin gruplarını oluşturmasıyla başladık. Daha sonra örnek olay sitesinden bir hikaye üzerinde durduk. Bu hikayede öğretmenin nokta, doğru ve düzlemi internetten araştırarak ve projeksiyon yardımıyla görselleştirerek öğrencilere nasıl aktardığı anlatılıyordu. Hikayeyi okuduktan sonra konu üzerinde biraz konuşup geçtik. Ardından bir sunum üzerinden dersi devam ettirdik. Konumuz MS Access’ti.
Veri Tabanı = Bilginin bir arada tutulduğu bir dosyalar bütünü.
Yapılandırılmış Dosya = Her olgu için aynı olan dosyaları kullanan dosyadır.
Access üzerinde konuştuk. Öğretmenimiz bizi Access hakkında bilgilendirdi. Access ve Excel arasındaki farklardan bahsettik. Veri tabanlarının aslında bizi pek ilgilendirmediğini fakat bir yerlerde adı geçiyor diye konuyu öğrenmemiz gerektiğini anlamış bulundum.
Dersin sonlarına doğru öğretmenimiz gruplarımızla birlikte yapmamız için bir uygulama verdi. Biraz bir şeyler yapmaya çalıştık. Grup arkadaşlarıma her ne kadar yardım etmeye çalıştıysam bile fazlasıyla uykusu gelen bir öğrenci olarak grup etkinliğine pek katılamadım. Uykum açılsın diye bilgisayarda kayıtlı olan basit oyunlardan birini oynarken öğretmenimiz beni gördü ve notumdan %2 puan kırdı. Ben de davranışlarını bir türlü kontrol altına alamayan darmadağın biri olduğumun bilincinde olarak fakat bu dağınıklığa bir türlü engel olamayarak bu olayın üstüne fazlasıyla saçma sözler sarf ettim. Hatalıyım kabul ediyorum. Mükemmel değilim, mükemmeliyetçi hiç değilim çünkü yanlışlara gömülü bir hayatın başka türlü çekilemeyeceğinin farkındayım. Yaptığım hataları bir daha tekrarlamamaya çalışıyorum ötesi yok. Buradan öncelikle öğretmenimizden, ardından sınıf arkadaşlarımdan bütün başıboş kelimelerim için özür diliyorum. Ne yapalım takdiri ilahi. Hakikati idrak edeceğim güne kadar yanlışlarla ve can sıkıntısıyla dolu bir zaman diliminden ileriye geçemeyecek hayat.
Saygılarımla;