7 Nisan 2010 Çarşamba

Ders Hakkındaki Düşüncelerim ve Diğerleri

Bloglarımızda derste gördüğümüz konuları birebir anlatmak yerine ders hakkında yorumlarımızı paylaşmamız gerekiyormuş. Bu yüzden bu hafta derste yazdığım notlar yerine ders hakkındaki düşüncelerimi sıralayacağım. Bugün geçen hafta öğretmenimiz tarafından liste sırasına göre oluşturulmuş grup arkadaşlarımızla okula erken gelip ön hazırlık yapalım dedik. Saat 12'de okula geldiysekte çalışacak yer bulamadık. En son çare olarak dışarıda çok soğuk bir ortamda çalışmaya çalıştık. Her neyse derse gittiğimizde öğretmenimiz çalışmalarımızı tamamlamamız için 15 dakika süre verdi. Biz bu süreyi fazlasıyla uzatarak dersin yarısını çalışmalarımıza ayırdık. Bizim grubun konusu Eğitsel oyun programlarıydı. Dersin öncesinde konumuzu nasıl yapacağımıza dair bir fikrimiz yoktu (en azından benim bir fikrim yoktu) fakat öğretmenimizin verdiği süre içerisinde bir oyun yazılımı bularak çalışmamızı tamamladık. Arkadaşımız Kübra Sarıcaoğlu grup adına konuştu. Dersimiz grupların kendi konuları hakkında konuşmalarıyla geçip giderken fazlasıyla can sıkıcı hale geldi. Sonunda her şey gibi bu da geçip gitti bu yüzden olumsuz düşüncelerime daha fazla yer verip kendi sıkıntımı başkalarına bulaştırmak istemiyorum.

Dersin ikinci yarısında sunumdan dersi devam ettirdik. Fazlasıyla yorulduğum için ders benim açımdan pek verimli geçmedi. Özetle motivasyonum oldukça düşüktü. Bir ara içsel ve dışsal motivasyon hakkında konuştuk. Bence zorla bir insana bir şeyler öğretilmeye çalışılması kadar saçma bir şey yok. Öğrenilen bilgilerin denetlenmesi, öğrenciye not verilmesi, öğrencinin derse devam etmesi için zorlanması gibi baskı üzerine kurulu eğitim ve öğretim şeklinin öğrenciye(hatta topluma) hiçbir faydası olmadığını düşünüyorum. İlköğretim ve ortaöğretim kademesindeki öğrenciler için belki bir takım yönlendirmeler yapılabilir. Fakat öğrenci kendi kararını kendi verebilecek yaşa geldikten sonra bu tür baskıcı öğretim metotları öğrencinin özgürlüğünü kısıtlamaktadır. Öğrenci kendisine faydalı olacağını düşündüğü derse kendi isteği ile gittiği takdirde dersin daha verimli olacağına inanıyorum. Not alıp ders geçme amacına yönelik bir sistemin aksine öğrenilen bilgiyi hayata uyarlamaya yönelik bir sistemin olması İNSANLIK TARİHİ açısından oldukça önemlidir. Çünkü çağımızda insan en değerli olgusunu kaybetmiştir. İnsan kendini diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliklerden biri olan düşünebilme yeteneğini yani fikir üretebilme yeteneğini yitirmiştir. Bu konuda A toplumu bizim üzerimizde çeşitli oyunlar oynuyor, B toplumu bizim bütünlüğümüzü parçalamaya çalışıyor, C toplumu bizleri tüketim çılgını haline getirdi gibi paranoyaları bir kenara bırakıp bir insan olarak tüm dünya açısından baktığımızda insanlığın gerçekten fikir üretme yeteneğini bilgi tüketme yarışına tercih ederek bir bilgiyi en kısa zamanda nasıl elde ederim düşüncesi içine girip kendini mutsuzluğun, bıkkınlığın, yorgunluğun ve bütün ruhsal hastalıkların pençesine bıraktığı ve varoluş amacından saptığını görmekteyiz. İnsan yeryüzünün Halifesidir. İnsan üreticidir; üretince, başkalarına faydalı olunca, paylaşınca aydınlanır. Fikir üretmeyi, sorgulamayı bir kenara itmek; kısa zamanda çok bilgi tüketeyim demek; başkalarının bilgilerini çalmak insan zihnini ve tarihini karanlığa gömecektir. Çiğnemeden yutar gibi alınan bilgiler insanların zihnini meşgul etmekten öteye geçemeyecektir. İlk aşamada insanlar bunu farkedemesebile zaman içerisinde dünya farklı bir yöne hareket edecektir. Tekrar dünyayı rayına oturtmakta kolay olamayacağı için bu gidişata bir dur demeliyiz. Benim elimden bir şey gelmiyor. Belki de kimsenin elinden bir şey gelmiyor. Çaresiz olduğumuz söylenebilir fakat umudumuzu kaybetmemek gerek. Bir yazı görmüştüm "Ben istersem Dünya değişir" yazıyordu. Ben çok yorgunum, yine de geleceğe dair umutlarım var.
Biraz fazla abartıp dersi, sistemi, aklıma gelen her şeyi eleştirdim. Bana düşmezdi fakat biraz düşünce üretmek istedim. Eleştirmenin kime ne faydası var bilmiyorum hiç olmazsa kendimi bilgisayarın en kısa zamanda bilgi edindirme işlevine karşı duruş pozisyonunda buldum ya da kaybettim. Her neyse...

Genel Değerlendirme Kriterleri
*Amaca uygunluk = Öğrencinin seviyesine ve hedefe uygun olmalı.
*Hedef kitleye uygunluk = Öğrenenlerin kullanımına uygun olmalı.
*Maliyet = Lisanslama ücreti, süreci.
*Güncellik = Bazı güncellemeler ücretli bazıları değildir.
*Teknik destek = Eğitmen eğitimi, Kullanım klavuzu ,Telefon destek hattı.

Telefon destek hattını derste dinlerken aklıma bu karikatür gelmişti. :)

7 yorum:

  1. İşte böyle ya. Demek ki ben en başta doğru yazmışım.Yanlış yazan herkesmiş:) Sizin oyun güzeldi ya eğlenceliydi.Ama işta dili ingilizce biz anlıyoruz da çocuklar...Amaan onlarda çabuk öğrenirler böylece dimi :D Neyse karikatürüne bayıldım .Çok havalı olmuş..

    YanıtlaSil
  2. melikenur bu seferki bloğun çok güzel olmuş. düşüncelerinde samimi olman çok hoşuma gitti. düşüncelerine katılıyorum zorla hiçbir şey olmaz. insanı ne kadar zorlarsan zorla o yine bildiğini okur.
    ayrıca ders ve sistem hakkındaki düşüncelerini de paylaşman beni sevindirdi açıkçası. çünkü herkes susarsa bu böyle gidecek demektir.bizi yakın bulup anlattığın için sağol. hep böyle olmanı isterim.
    bir dahakinde görüşmek üzere...

    YanıtlaSil
  3. melike gerçekten çok beğenerek okudum bloğunu .her biraz ilrleyişimde ne yazmış acaba bizi daha da ilgilendiren diye okudum mukaddesin de dedigi gibi bizimle bu samimi düşünceleri paylaştığın için cok sevindim .ve ayrıca söylediklerini sonuna kadar destekliyorum. ne baskı ne zorlama insanın bi kere içinden genmeli sevmeli o işi yaparken bu herşey olabilir sadecre bir şey değil. bir işi zorla yaptırıyorsan al o işin hayrını gör tani. öğrenciye bir şey anlatırken ilgi çekici yönleriyle anlatıp etkilemeliyiz ve eğitimde asla şiddete yer vermemeliyiz. bu da eğitimi durdurur.çok güzek yazmışsın diline eline sağlık canım...

    YanıtlaSil
  4. Karikatür çok hoş olmuş. Eleştirilerinde baya ağır :) ama kendi fikirlerini çekinmeden söylemen çok güzel takdir ettim.

    YanıtlaSil
  5. Melike tek kelime ile döktürmüşsün yazdıkların çok hoş şeyler bu cümleleri cidden sen kurduysan biz oturup ağlayalım biz ancak dersi anlatıyoruz bloglarımızda daha ileri gidemiyoruz..Ayrıca yazdığın her cümle o kadar güzel ki her birine katılıyorum.

    YanıtlaSil
  6. Melike gerçekten blogu tam anlamıyla verimli kullanıyosun..dersi tekrar etmek yerine kendi düşüncelerini iyi ifade etmişin tebrikler.. diğer yorumlarını da bekliyorum:)

    YanıtlaSil
  7. Bir Hocan olarak biraz eksiklikler görsemde Melikecim senin gibi bir öğrencinin iyi işler yapacağına inanıyorum.

    Yeska

    YanıtlaSil